gezi

Ukrayna’da bla bla car hikayesi

Sona eren Ukrayna gezim sonrası benim için inanılmaz maceralarla dolu bir deneyimi anlatacağım. Ukrayna’da bla bla car hikayesi  anımı sizin de keyifle okuyacağınızı düşünüyorum. Hatta bla bla car bu yazıyı okusa başarı hikayesi olarak yayınlar 🙂

Çok kısa olmayan bir anımı paylaşacağım ve film izler gibi akıcı bir şekilde gidecek, şanslı olanlar kendini bu karenin içinde bile hissedebilir…

Bla Bla Car Ukrayna

Uçağım İstanbul –Lviv, Lviv-İstanbul hareketli 2 gün Lviv’de kaldıktan sonra Kiev’e geçtim. Ve dönüş uçağı için Kiev şehrinden tekrar Lviv’ e dönmem gerekiyor. Kiev’deki son gecem ve bu geceyi dolu dolu geçirmek istiyorum tabiki öylede oldu  Saat 05:00 de gece klübünden çıktım taksiye atladım ve hostelime gittim. Trenim 06:45’de Kiev’den hareket edip Lviv şehrine varacak. Mesafe 560 km hızlı trenle 6 saat otobüsle 7:30 saat sürüyor.

2 saate yakın vaktim var hostelin lobisinde oturuyorum o saatte hala uyanık olan manyak bir Litvanyalı ile güzel bir sohbete girişiyoruz. Yarım saat kadar sonra eleman kalkıp uyumaya gidiyor (banamı keyifli geldi sadece acaba). Bir önceki geceden de 3,4 saatlik uykuyla yetindiğimden gözlerimi kapatmamaya çalışıyorum uyursam treni kaçıracağım çünkü, televizyon izliyorum lavaboya gidip yüzümü yıkıyorum.

 

Bu şekilde saati 6 yaptım. Japon bir kız gelip mutfakta birşeyler hazırladı, sonra resepsiyona gidip fön makinesi istedi. Daria uyuduğundan ben kendisini kaldır(a)mamıştım. Fakat düşüncesiz japon kızı kaldırdığı için artık benim için gitme vakti gelmişti. Bavulumu odadan aldım ve Daria’dan taksi çağırmasını rica ettim.

Keşke akşam söyleseydin dedi ve taksiyi çağırdı. Başladık beklemeye saat 06:20 oldu taksi yok. Daria sürekli telefonda taksiyi arıyor. Treni kaçırırsam uçağı da kaçıracağımı söylüyorum… Gülerek hassktirrr der bir tarzda çiftetelliye yakın bir oyun oynamaya başlıyor. 06:30 da taksi geliyor. Daria taksiciye bir şeyler anlatıyor ben kısa kesmesini treni kaçıracağımı söylüyorum ve nihayet taksi hareket ediyor. 15 dakikam var.

 

Trene Doğru Yolculuk başlıyor

O gün Ukrayna için Independent Day, tatil günü ve bayram. Giderken yollarda askerleri görüyoruz. 06:40 da taksi beni istasyonun önünde bırakıyor. Apar topar bavulumu alıp çantamı sırtlayıp koşmaya başlıyorum. Kocaman bir tren istasyonu ve tüm tabelalar kiril alfabesiyle dolu bir görevli bulmaya çalışıyor gözlerim fakat üniformalı tek bir kişi yok etrafta.

 

Fütursuzca lviv trenini soruyorum insanlara, söylediğim sadece iki kelime var Lviv Train ama sorduğum her kişi sadece suratıma bakıyor, çünkü Ukrayna’da ingilizce bilen sayısı çok az. Sağa sola koşuştururken 13-14 yaşlarında bir çocuk derdimi anlıyor ve onu takip etmemi istiyor çocuk önde ben arkada elimde bavullarla koşuyoruz.

 

Birden duruyor anons edilen sesi dinliyor tekrar koşuyoruz, alt perona iniyoruz ve taa taaaaaaa giden trenin arkasından ikimizde el sallıyoruz. Gitmekte olan treni sadece 2 dakikayla kaçırdığımızı söylüyor benden daha çok üzülmüş bir ifadeyle. Yardımları için 50 grivna toka ediyorum ve omzuna dostça bir ifadeyle dokunup teşekkür ediyorum küçük dostuma.

 

 


 

Hostele geri dönüş

Uykusuzluğunda vermiş olduğu gerginlikle yukarı çıkıyorum, dışarısı yağmurlu ve soğuk elimde kocaman bavulum, sırtımda çantam ve cebimde sadece 100$ param var. Bir taksi bulup otele geri dönüp nasıl gideceğimi planlamalıyım zor şartlarda pes etmemek gerektiğini öğrendim bu hayatta…

 

Bir taksi çevirdim derdimi anlatmaya çalışıyorum, fakat taksiciyle aynı dili konuşamıyoruz . Başka bir taksi çevirdim, haritayı gösterdim sonuç yok. Diğer bir taksi haritadan nereye gitmek istediğimi anladı ve şöyle dedi. Bugün independent day yollar kapalı, oraya gidemezsin!!!

 

Bir başka taksi geliyor o esnada, ingilizce biliyor bu taksici, derdimi anlatıyorum seni 350 grivnaya otele götürürüm diyor, tren istasyonuna gelirken sadece 55 grivna ödemiştim. Yani 7 katı para istiyor benden, kabul etmedim sırıtarak o zaman yürüyerek gidersin dedi ! Aslında düşünmedim değil, mesafe 5.5 kilometre 53 dakika sürüyor ve elimdeki bavullarla bu mümkün değil.

Booking sayfasındaki otel numarasını arıyorum telefon açılmıyor, bir kere de meşgule düşüyor aranan telefon, muhtemelen otel çalışanlarından birinin numarası diye düşünüyorum ve uyuyor olmalı. Lviv’de kaldığım otel ile Kiev’de kaldığım otel aynı firmaya ait, Kiev’I arayıp resepsiyonun numarasını istiyorum, zar zor anlaşıyoruz.

 

Benim daha önceden aradığım numarayı veriyor, bu numaradan ulaşamadım diyorum, başka bir numara veriyor acele ile bu numarayı arıyorum yanlış numara anonsu alıyorum…. Tekrar arıyorum iletişim sorunu yaşıyoruz Olga’yla, ona otelden beni aratmasını rica ediyorum.

 

Fakat otelin telefonu yurt dışı aramalarına açık değil. Sonunda numarayı bana sms atmak aklına geliyor ve oteli aramayı başarıyorum. Daria bana bir taksi göndereceğini söylüyor, 10 dakika sonra onu aramamı istiyor, zaman gelince arıyorum ve benim için bir taksi göndermiş bile kurtarıcı meleğim. 10 dakikaya taksi orada olur, beni tekrar ara diyor.

 

Tekrar arıyorum Daria’yı taksici gelmiş, etrafa bakınıyorum göremiyorum. Arıyorum tarıyorum yok. Hemen karşıda bir kilise var onun önüne gideceğimi orada bekleyeceğimi söylüyorum anlaşıyoruz, kendimi belli etmek için türlü hareketler yapıyorum ve taksici beni fark ediyor. Hemen taksiye atlıyorum sevinçle, indiğimde sadece 60 grivna ödüyorum.


 

Canım Daria

Otele girip Daria’ya sarılıyorum. Hemen koşup telefonumu şarja takıyorum çünkü bitmek üzere, derdimi tam anlatmaya başlayacakken, birden deli gibi, bir kapı yumruklanıyor, şaşırıyoruz! birisi odada mahsur kalmış olmalı… sesin geldiği yöne doğru gidiyoruz, Daria kapıyı açıyor kapının arkasında bir ingiliz eleman şiddetle kapıyı vuruyor. Daria kapıyı bu şekilde açman gerekiyor diye açıklama yaparken ingiliz genç bağırmaya başlıyor; telefonum çalındı!!! Tahmin edeceğiniz üzere bu oda benim kaldığım oda 

 

Ben çocuğa yardımcı oluyorum yatağın altına bakıyoruz, yorganları deviriyoruz telefon yok!! İngilize benim de bu odada kaldığımı ve sabah ayrıldığımı benim bavulumu kontrol etmek isterse göstereceğimi söylüyorum. Açıyorum bavulumu tek tek her yeri gösteriyorum sonra üstümü de arayabileceğini söylüyorum gerek yok diyor ben sana güveniyorum.

 

Benim alt ranzada kalan bir rus eleman var oda sabah ayrılmış ve ondan şüpheleniliyor. Zaten telefonu şarj etmek konusunda bir şeyler konuşmuşlar dün gece. İngiliz onun çaldığını söylüyor.

Bu hengamede ben kendi derdime tekrar gark oluyorum ve Daria’dan bana 5 dakika ayırmasını istiyorum. Uçağım 16:30 da yetişmem gerekiyor diyorum ne yapabilirim? Kiev – Lviv arasında uçuşlara baktım sabah 10:00 da bir uçuş var fakat saat 09:35 yetişmem imkansız, o esnada diğer resepsiyonist kız geliyor hummalı bir çalışma başlıyor benim için bla bla cardan bir araba buluyorlar. Saat 10:30 da bir arabanın Lviv’e gideceğini söylüyorlar. Bana bir taksi çağırıyorlar hepsiyle sarılıyorum üzerimde çok para olmadığından Daria’ya ufak bir bahşiş bırakıyorum ve ne kadar mükemmel olduğunu söylüyorum sevimli kurtarıcı meleğime.


 

 

Kiev’den Lviv’e bla bla car

Saat 10:30 da maxim ile Otobüs terminalinde bulunan Mc Donalds önünde buluşuyoruz. Maxim rusça ve ukraynada biliyor ben ise türkçe ve ingilizce. Güleryüzlü ve harika bir insan. Maxim cep telefonunu çıkarıyor rusçayı ingilizceye ve ingilizceyi rusçaya çevirebilen bir uygulama çalıştırıyor ve ekliyor bunun üzerinden konuşabiliriz. Hızlı bir şekilde araba kullanırken bir yandan yazı yazıyor ne kadar tehlikeli diyorum kendi kendime. Sonra başlıyoruz sadece onun telefonundan yazışmaya.

 

Uçağımın 16:30 da kalkacağını saatin 11:00 olduğunu bu kadar kısa sürede yetişip yetişemeyeceğimizi soruyorum. Maxim ne iş yapıyor biliyor musunuz? Şehirden şehre özel arabaları götürüyor yani adam profosyonel vin diesel, tipi de benzemiyor değil.  Saatte 160 ile 180 km arasında seyrediyoruz, bu kadar süratli giderken birde telefondan bana yazı yazıyor, altıma sıçırttırıyor beni bu manyak Kiev’li. Maxim beni havalananına götüremeyeceğini ama yakın bir yerde bırakacağını söylüyor çünkü yetişmesi gereken bir toplantısı var.

 

Ben yorgunluktan arabada uyuyakalıyorum. Tam 5 saat sonra hava alanına yakın bir AVM’ye geliyoruz maxim taksi çağırıyor ve ekliyor taksi geldiğinde ben karşılayacağım sen konuşma! çünkü Ukrayna’da turist iseniz 2 yada 3 katı fiyat ödüyorsunuz taksilere. 80 grivnaya anlaşıyor taksiyle ve beni hava alanına bırakmasını istiyor.Sana ne kadar teşekkür etsem az diyorum ve ayrılmadan beraber bir selfie çekiliyoruz.

 

Ukrayna'da bla bla car hikayesi

Ukrayna bla bla car

Güle güle Ukrayna eminim bir gün yine görüşeceğiz 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.