bursa escort-beylikdüzü escort-bursa escort-anadolu yakası escort-avrupa yakası escort-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort-bursa escort-kocaeli escort

Tag : green-it

Green IT Nedir – Sistem yöneticileri neler yapabilir

Green IT Nedir ?

Green IT Nedir

Green IT diğer adlarıyla Green computing ya da yeşil bilişim, bilgi teknolojilerindeki kaynakların ve ekipmanların, en az enerji -elektrik kullanarak doğaya minimum zarar vermesi şeklinde açıklanabilir. Peki bu neden bizim için önemli olsun? Daha az enerji tüketmek bizim yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluğumuz eğer ileride yaşanılabilir bir dünya bırakmak istiyorsak biz BT uzmanları da elimizden geleni yapmalı olabildiğince doğaya ve çevreye az zarar vermeli, bu sayaede hem çalıştığımız şirketlere hem ülke ekonomisine katkıda bulunabilmeliyiz.

 

Arka planda neler oluyor?  Neden BT (Bilgi teknolojileri) ekipmanlarının kullanımı doğaya zarar versin ve bizim yeşil bilişime yönelmemiz gereksin. Bunun cevabını tek kelime ile açıklayacak olursak “elektrik”. BT kaynaklarının tamamı elektrikle çalışan cihazlardan oluşur bu kaynakların tamamı modern bir ofis binasının elektrik giderlerinin %25’ini oluşturur. Bu oldukça büyük bir oran, BT kaynaklarının dünya genelinde salınım yaptığı korbindioksit oranı ise tüm karbon salınımının %2 sini oluşturur. Bu tüm dünya havacılık sektörünün kullandığı enerji miktarıyla aynıdır, kullandığımız ekipmanların sayısı arttıkça bu oranın da artacağını öngörmek çok da zor olmasa gerek.

Kabaca açıklayacak olursam işyerlerimizde veya evlerimizde prizlerimize ulaşan elektrik, Termik santraller için fosil (petrol,kömür,maden) gibi yakıtların buhar yardımıyla elektrik enerjisine dönüşmesiyle oluşur. Bizim prizlerimizde kullandığımız her 1kwa için 3kwa enerji harcanır. Bu sebeple yer altı kaynaklarımızı nasıl hunharca katlettiğimizi anımsamak ayrı bir dramı gözler önüne seriyor. Çünkü fosil kaynaklar bizim atalarımızın bedeninden toprağa karışan elementlerden oluşur, Bizler de daha fazla elektrik kullanarak atalarımızın bedenlerini yakmaya devam ediyoruz. Tam burada çok değer bir insanı anımsamadan geçmek istemiyorum. Yenilenebilir enerji üretimini yaşam amacı haline getirmiş olan Elon Musk elektrikli arabalar, güneş panelleri ve powerwall gibi teknolojilerle dünyaya daha az zarar verirken ihtiyacımız olan enerjinin sağlanabilmesi için projeler geliştiriyor. Kendi adıma bu değerli insana büyük minnet duyuyorum, Güneş en büyük nükleer güçtür onun sağladığı ısı ve ışığın %1 den bile daha azı yıllık dünya üzerindeki tüm enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip, üstelik bedava…

Biz BT yönetici ve uzmanları yeşil enerji için neler yapabiliriz, bir başka makalemde bu konuya detaylı değinmiştim, şirketlerde daha az elektrik harcamak için neler yapabileceğimize aşağıdaki makaleden ulaşabilirsiniz, Bu yazıda daha çok yönetimsel olarak neler yapabileceğimizden bahsetmek istiyorum.

Gelişmiş ülkelerde Green IT danışmanlığı veren firmaların sayısı her geçen gün artıyor, bu firmalar çeşitli ölçüm ve testlerle firmanızın ne kadar enerji harcadığını ve bu miktarın nasıl düşürebileceği üzerine çalışmalar yapıyorlar, yakın zamanda ülkemizde de bu hizmeti veren firmalar kurulmaya başladı

  • Bulut Bilişim – Cloud Computing

Bulut Bilişim

Bant genişliğimizin artması sonucunda Adobe gibi dev firmalar dahi hizmetlerini cloud üzerinden vermeye başladı. Microsoft, Google gibi dev firmalar bir şirketin ihtiyaç duyabileceği tüm hizmetleri artık bulut üzerinden verebiliyor, son bir kaç yıldırda bu hizmeti verirken doğa hassasiyeti güdüyorlar, Datacenterlarında yenilenebilir enerji kullanmaya bu sayede çevreye daha az zarar vererek bu hizmetleri müşterilerine sunmaya başladılar. Bu hizmetleri kullanmak biz uzmanların hem daha az problem ile uğraşmamızı sağlıyor hem yönetilebilirliği daha kolay olduğu için başka işlere ve projelere zaman ayırabilmemize olanak veriyor. Bir kaç tıkla bir kullanıcının e-mail, drive, takvim, uygulama gereksinimlerini sağlayabiliyoruz bu gerçekten bizim için çok büyük bir konfor, üstelik sunucunun down veya crash olması gibi ihtimalleri düşünmemize de gerek kalmıyor, yedekleme gibi ihtiyaçları da sıfıra indirdiği için bize hem zaman, hem nakit hem de elektrik tasarrufu olarak geri dönüyor, Bu yüzden bulut teknolojilerini kullanmak ve sistemlerimizi oraya kaydırmak Green IT için en önemli can simidimiz.

 

  • Sanallaştırma – Virtualization

Sanallaştırma

Sanallaştırma artık heryerde çok fazla kullanılan bir opsiyon, yönetimsel olarak kolaylık ve ölçeklenebilirlik hizmeti vermek için oluşturulan bu teknolojinin hediyesi ise bizim için daha az enerji tüketmek oldu, Birden fazla sunucumuzu tek bir fiziksel makine altında toplayarak hem elektrik hem sarfiyet malzemesinden kazanabiliyoruz, Bize sunduğu avantaj ise örneğin şirketimizde Exchange, Sql, File server, terminal, Erp ve print server hizmetleri veriyoruz, daha önce bunların her biri için farklı fiziksel sunucular gerekiyordu, bunların cluster çalıştığını da düşünürsek her bir hizmet için en az birer tane yedek sunucu barındırmak zorundaydık, artık her birini güçlü tek bir fiziksel sunucuda barındırmamız mümkün öyleki yedeklerini dahi aynı sunucu üzerinde tutabiliyoruz.

 

  • Web Konferans – Telekom

Web konferans

Telekom ve konferans yeni teknolojilerle bir diğer enerji tasarrufu yapabileceğimiz alan, telekom kısmından başlayacak olursak eski görüşmelerimizi bakır teller aracılığıyla elektrik sinyallerinin taşınması vasıtasıyla gerçekleştiriyorduk şu anda daha güncel bir teknoloji olan ip santral altyapısı veya tamamen web bazlı görüşmeler yapıyoruz, bu telekomünikasyon ihtiyaçlarımızı daha az enerji ile gidermemizi sağlıyor. Web konferanslar ise bize hem ciddi bir maliyet avantajı hem yol masrafımızı engellediği için Green IT alanındaki en büyük nimetlerden biri. Çok şubeli bir yapıda herhangi bir yöneticinin bölge müdürlüğü veya şubeyi denetlemek için yüzlerce kilometre uçak ile veya otomobil ile seyahat ettiğini düşünün , bunun doğaya katacağı karbon değeri fazlasıyla yüksek web konferanslar hem zamandan, hem giderlerden hem de doğaya daha az verdiği zarardan dolayı yine bir diğer kullanmamız gereken önemli teknolojilerden.

Günden güne küresel ısınmaya maruz kalan ve yok olan dünyamıza karşı biz sistem yöneticilerinin de ciddi sorumluluğu var, Green IT hassasiyeti bulunan hardware ürünleri tercih edebilir, şirketimizde enerji sarfiyatını minimuma indirebilir bu önlemleri alarak hem doğaya daha az zarar verip hem maliyetlerimizi düşürebiliriz.

İşyerindeki son kullanıcılar daha az elektrik için neler yapabilir, aşağıdaki makale bu konuda yardımcı olabilir.

Daha az elektrik tüketmek için işyerinde neler yapılabilir

Elektrik tüketimi doğanın kirlenmesi açısından oldukça etkili bir kaynak biz IT personelleri bu konuda neler yapabiliriz?

Bir sürü şey aşağıdaki maili kendi şirketimde bilgilendirme maili olarak attım, bu konuda kullanıcıları ve kendimizi bilinçlendirmemiz önemli diye düşünüyorum.

Green IT

Bu bilgilendirme daha çok, elektrik tüketimi üzerine olacak yalnız benim sizden kişisel ricam mümkün olduğunca  otomobillerimiz yerine toplu taşıma ile seyehat edelim. İstanbul’da her yere toplu taşıma ile ulaşım sağlanabiliyor hem vakit tasarrufu hem de cebinizden tasarruf sağlamak bu vesile ile  trafik işkencesine daha az maruz kalmak mümkün.  Bir litre benzin yaklaşık olarak 2.5 kg co2 emisyonu içeriyor. Yani ortalama her 10-12 km mesafede doğaya 2.5 kg karbondioksit bırakıyoruz bunu hergün trafiğe çıkan onbinlerce araç için düşündüğünüzde korkunç tabloyu gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz, sağlımıza olan etkilerinden bahsetmeye gerek bile yok.

 

Arabalardan sonra doğaya karbondioksit salan ikinci büyük kaynak elektrik. ülkemizde elektrik enerjisi ihtiyacı, termik santraller, Hidroelektrik santraller (HES) ve yapılması planlanan Nükleer santraller ile karşılanıyor.

 

Termik Santraller; doğalgaz, kömür,petrol gibi katı fosilleri kullanarak elektrik üretir, yani hem doğaya zehir salıyoruz hem de madenlerimizi tüketiyor.

 

Hidroelektrik Santraller (HES); Akarsulardan, barajlardan akan suyun gücünün dinamo yardımıyla elektrik enerjisine çevrilmesi ile oluşuyor.

 

Nükleer santraller; Çernobil felaketini hepimiz biliyoruz, doğabilecek felaketin boyutunu düşünmek bile korkutucu, 2-3 jenerasyon sonrasında bile Ukrayna’nın o bölgesinde yaşamış olan insanların doğarken sırtından kol çıkıyor…

 

Yani az elektrik tüketmek hepimizin yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluğu, Biz şirket olarak nasıl daha az elektrik tüketebiliriz bunu üç başlıkta ele aldım daha az elektrik kullanarak faturamızın daha az geleceğini yani kazanırken kazanacağımızı da unutmayalım.

 

 

1- Klima, Elektrik Prizi gibi cihazlar;

 

Gün içinde ihtiyaç duymuyorsak klima çalıştırmayalım, akşam çıkarken klima ve fankolinlerin kapalı olduğundan emin olup şirketten çıkalım. Çıkarken tüm lambalarımızın kapalı olduğundan emin olalım. Prizlerimiz anahtarlıysa anahtarını off duruma getirelim, değilse elektrik prizimizden bilgisayar,telefon gibi ekipmanlarımızın fişlerini çıkartıp öyle şirketten ayrılalım.

 

 

2- Bilgisayar,monitor,printer;

 

Printerlarımız her 10 dakikada bir enerji tasarrufu moduna geçerek çalışıyor (bu süreyi ben belirledim), printerlar içerisindeki fırının ısınması ile çalışan ve çok ciddi oranda elektrik tüketen cihazlardır. Printerda yazdırdığımız kağıtların ağaçlar kesilerek elde edildiğini biliyoruz o yüzden şart değilse döküman yazdırmayalım. Bu opsiyonel bir öneri olacak acele print etmemiz gereken birşey yoksa belki tüm dökümanlarımızı akşam 17:30 dan sonra yazdırabiliriz.

 

Akşam çıkarken bilgisayarımızı shut down edebiliriz, sabah gelirken yeniden açarsak bu bilgisayarın daha stabil çalışmasını sağlar. Eğer 15-20 dakikalığına masamızdan ayrılacaksak kapağını kapatarak stand-by durumuna geçmesini sağlayalım geldiğimizde kapağı açarak kaldığımız yerden devam edebiliriz.

 

Monitörler; Akşam çıkarken prizlerimizi kapatırsak monitörlerimiz de enerji tüketmeyecektir, bir kaç saat için yerimizden ayrılıyorsak monitörlerimizi kapatma tuşundan kapayabiliriz.

 

 

3- Akıllı telefonlar;

Akıllı telefonlarımızı daha az şarj ederek elektrik tüketimini minimum seviyede tutabilir ve bazı küçük dokunuşlarla bataryalarımızın daha uzun süre dolu kalmasını sağlayabiliriz.

 

Şirket içerisinde “data” modunu devre dışı bırakıp sadece wireless bağlantı sağlayabiliriz, data kullandığımız zamanlarda 4.5 yerine 3G kullanırsak bu bataryamızın daha uzun süre gitmesini sağlar. Ekran parlaklığını maksimum seviyelerde kullanmamız gerekmiyorsa düşürebiliriz.  Gece uyurken acil ihtiyaç duyulabileceğimiz zamanlarda değilsek, uçak moduna alabilir bunun üzerine telefonumuzda böyle bir özellik varsa ultra düşük batarya tüketimi  modunu aktif edebiliriz, bu sayede sabah kalktığınızda sadece %1 veya 2 oranında şarjınızın tükendiğini göreceksiniz.

Google doğayı kirletiyor

Yaptığınız her bir Google aramasının doğamızı kirlettiğini biliyor muydunuz ?

 

green it

 
Bilişim ve elektronik dünyası atmosferimize tüm havayollarının toplamı kadar sera gazına neden oluyor. Bu toplam karbondioksit emisyon oranının %2 si.

Yaptığınız her bir google araması 3 ile 7 gr karbondioksite neden olurken, url kullanarak (www.facebook.com) girdiğiniz bir web sitesi %02 gram karbondiyoksit salıyor. Bu yüzden adresini bildiğimiz web sitelerini google kullanarak değil tam url adresi girerek ulaşalım bu sayede doğamızı koruyamıyor olsak da nacizane oranda daha az kirlenmesini sağlayabiliriz.
Peki bu nasıl oluyor? Ne oluyorda bizim bilgisayar başından yaptığımız bir arama doğamızı kirletmemize neden oluyor. Süreç kabaca şöyle işliyor;

Araba egzozu gibi, elektrik de, üretimi için karbondioksit salınımı yapan bir mekanizmaya sahip. Google üzerinde bir arama yaptığımızda bu veri, elektrik devresi vasıtasıyla belki Oklahama belki Lowa veya en iyi ihtimalle Türkiye’deki bir kullanıcı için Finlandiya’daki Google data centerlarına ulaşıyor.

Google arama sonucunun bize daha kısa sürede ulaşması için sunucular kendi arasında load balancing yapıyor yani sunucularda bize bu verinin gelmesi sırasında birbirleriyle konuşarak ekstra enerji harcıyorlar, son olarak aradığımız sonucun ekranda görünmesi toplamda atmosfere 3 ile 7 gr arasında degisebilen karbondioksit salınımına neden oluyor